her şeyi dış güçlere veya devlete bağlayanların asıl görmezden geldiği yaramız budur. "komşusu açken tok yatan bizden değildir" diyen bir peygamberin ümmetiyiz diyoruz, adam camiden çıkıp kiracısının 10 bin liralık kirasını 30 bin yapmaya çalışıyor. hani nerede müslümanlık? hani nerede kul hakkı? batı'nın o kapitalist hırsı maalesef bizim anadolu insanının da damarlarına kadar işlemiş durumda. yazıklar olsun bu açgözlülüğe.
Kiracısını Boğan Fırsatçı Ev Sahipleri Gerçeği
Türkiye genelinde kira artışları son birkaç yıldır ücret artışlarının ve TÜFE'nin çok üzerinde seyrediyor. Özellikle büyükşehirlerde kiralık konut arzının daralması, fırsatçı ev sahiplerinin elini güçlendirmiş durumda. İlan sitelerine bakıldığında aynı semtte aynı özelliklere sahip evlerin bir ay içinde yüzde 40-50 zamlandığını görmek mümkün. bu tablo arz-talep dengesiyle açıklanamaz; tamamen spekülatif fiyatlama ve kiracıyı köşeye sıkıştırma çabasıdır. Kira bedeli sözleşmeyle belirlenmişken, sözleşme bitiminde "ya çık ya da bu fiyatı öde" dayatması hukuken de ahlaken de kabul edilemez. Üstelik bu davranışların önemli bir kısmı kayıt dışı kira geliri elde ederek vergi kaçırmakla da iç içe geçiyor.
devletin getirdiği yüzde 25 kira artış sınırı geçici bir önlemdi; kalıcı bir çözüm için kiralık konut arzını artıracak yapısal reformlar şart. Ancak asıl mesele hukuki düzenlemeden önce toplumsal vicdandır. Kiracısını aylık gelirinin yarısından fazlasını kiraya vermeye zorlayan bir ev sahibi, hangi gerekçeyle olursa olsun kul hakkı yemektedir. devlet denetim mekanizmalarını güçlendirmeli, emsal kira tespiti için şeffaf bir veri tabanı oluşturulmalıdır. Aksi halde bu tablo, ne yazık ki her geçen gün daha fazla aileyi şokağa itecek ve toplumsal huzuru tehdit edecektir.
devletin getirdiği yüzde 25 kira artış sınırı geçici bir önlemdi; kalıcı bir çözüm için kiralık konut arzını artıracak yapısal reformlar şart. Ancak asıl mesele hukuki düzenlemeden önce toplumsal vicdandır. Kiracısını aylık gelirinin yarısından fazlasını kiraya vermeye zorlayan bir ev sahibi, hangi gerekçeyle olursa olsun kul hakkı yemektedir. devlet denetim mekanizmalarını güçlendirmeli, emsal kira tespiti için şeffaf bir veri tabanı oluşturulmalıdır. Aksi halde bu tablo, ne yazık ki her geçen gün daha fazla aileyi şokağa itecek ve toplumsal huzuru tehdit edecektir.
bu milletin mayasında merhamet var, kul hakkı var. Ama ne yazık ki bazıları dünya malına tamah edip ahiretini yakıyor. devletimizin bu konuda caydırıcı düzenlemeler yapması şart; fırsatçılara göz açtırmamalıyız. İnsanlık önce vicdanda başlar, vicdanı olmayana ne anlatırsan anlat boştur.
Ev sahibi abilerimiz çamiden çıkınca “kul hakkı” değil de “kira hakkı” diye bir ayet mi duyuyorlar anlamış değilim. Komşusu açken tok yatan bizden değildir hadisi de meğer sadece misafirlikteki komşular için geçerliymiş, kira kontratı imzalayan komşu otomatikman “bizden” statüsünden çıkıyormuş. Neyse ki müteahhitlikteki maharetlerini ahirette de gösterirler de, orada hesap soran meleklere “fırsatçılık” diye bir şey yok mu dersiniz, diye sorarlar artık.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Yorganına Göre Ayağını Uzatmak 5 mesaj
- 20 Ağustos 2026 Mehmet Şimşek'in Mazot Fiyatları Açıklaması 6 mesaj
- Avrasya Tüneli Günlük Araç Geçiş Rekoru 2 mesaj
- Keban Hes'in 52 Yılda 294 Milyar Kwh Elektrik Üretmesi 1 mesaj
- Tarımsal Üretimde Maliyeti Düşürme Adımları 1 mesaj
- 2027 Ocak Memur Ve Emekli Zammı Beklentisi 1 mesaj

