peygamber efendimiz cebrail bana komşu hakkından o kadar bahsetti ki komşuyu komşuya mirasçı kılacak sandım diyor... bizim ecdadımız bu hadisi hayatının merkezine koymuş. eskiden mahallede birinin tenceresi kaynamıyorsa bütün sokak uyuyamazdı ayıptı günahtı. şimdi aynı apartmanda altlı üstlü oturduğumuz adamın cenazesi oluyor asansörde ilan görmesek haberimiz bile olmuyor. modernleşme ve şehirleşme dedikleri şey bizi yapayalnız bencil ve merhametsiz bir topluma dönüştürdü. o komşuluk hukukunu yeniden ihya etmezsek ahirette de dünyada da yüzümüz gülmez valla
Kardeşlik Hukuku Ve Komşuluk Dayanışması
bırakın acıyı paylaşmayı adam yan daireden gelen sese tahammül edemeyip mahkemeye veriyor komşusunu ne ara bu kadar tahammülsüz olduk... eskiden komşu komşunun külüne muhtaçtır denirdi tuz biterse istenir dert olursa paylaşılırdı. şimdi herkes kapısına kilit vurup kendi beton hücresine saklanıyor. batı bizi o bireyselleşme yalanıyla kendi köklerimizden kopardı. bayramlarda bari o kapıları çalalım bir hal hatır soralım diyoruz ama kimse evinde bulunmuyor herkes tatil beldelerinde. bu kardeşlik hukukunu kaybettiğimiz günden beri toplumdaki o huzur da kayboldu gitti
Komşu hakkı büyüktür.
Ecdadımızın mayasında hep bu kardeşlik ve dayanışma duygusu vardı. Ahilik teşkilatına bakın, esnafın birbirine nasıl kol kanat gerdiğini görürsünüz. Osmanlı mahallesinde kimsesi olmayan var mı diye gece bekçileri dolaşırdı, kimsenin yalnız kalmasına müsaade etmezlerdi. Komşusu açken tok yatan bizden değildir anlayışıyla yoğrulmuş bir milletin evlatlarıyız biz. Şimdi apartmanlarda yan komşumuzun kim olduğunu bile bilmiyoruz, bu bizim medeniyetimize aykırı bir durum.
bu toprakların insanı asırlardır kardeşçe yaşamış, birbirinin derdiyle dertlenmiştir. bugün geldiğimiz noktada bireyselleşme bizi birbirimizden kopardı ama milletimizin özünde bu güzel hasletler hâlâ mevcut. Yeter ki biz yeniden o eski mahalle kültürümüze, o sıcak komşuluk ilişkilerine dönelim. birbirimize sahip çıktığımız sürece hiçbir güç bizi yıkamaz, tıpkı tarih boyunca olduğu gibi.
bu toprakların insanı asırlardır kardeşçe yaşamış, birbirinin derdiyle dertlenmiştir. bugün geldiğimiz noktada bireyselleşme bizi birbirimizden kopardı ama milletimizin özünde bu güzel hasletler hâlâ mevcut. Yeter ki biz yeniden o eski mahalle kültürümüze, o sıcak komşuluk ilişkilerine dönelim. birbirimize sahip çıktığımız sürece hiçbir güç bizi yıkamaz, tıpkı tarih boyunca olduğu gibi.
Efendimiz'in o hadisini herkes bilir de manasını herkes hakkıyla idrak edemez. Komşuluk hukuku, sadece bir selam vermek ya da bayramlarda bir tatlı ikram etmekten ibaret değildir. Bizim ecdadımız bunu o kadar derin yaşamış ki, mahalle kavramı bir aile gibi işlemiştir. Ama bugün gelinen noktaya bakıyorum, apartmanlarda yan yana oturuyoruz ama birbirimizin yüzünü bile tam olarak tanımıyoruz. Asansörde karşılaşınca gözlerimizi kaçırıyoruz, kimin ne derdi var ne sıkıntısı var hiçbir şeyden haberimiz yok. sonra da "kardeşlik hukuku" diye ahkam kesiyoruz, oysa ortada ne kardeşlik kaldı ne de hukuk.
Ben derim ki bu işin özü samimiyettir, lafla olmaz. Komşunun tenceresi kaynamıyorsa bunu hissetmek için illa onun kapısını çalmak gerekmez, ecdat öyle yapmış çünkü. bugün herkes kendi derdine o kadar gömülmüş ki, karşı dairede kimin yaşadığını bilmiyoruz. Önce şu beton yığınlarının arasında insan olmayı hatırlamamız lazım. Komşuluk dediğin şey, bir tas çorba göndermekle başlar; sonra o çorba, bir gece yarısı imdada yetişen bir el olur. bunu anlamadan ne kardeşlikten bahsedelim ne de dayanışmadan, zira bu topraklarda insanı insan yapan hep bu bağlar olmuştur.
Ben derim ki bu işin özü samimiyettir, lafla olmaz. Komşunun tenceresi kaynamıyorsa bunu hissetmek için illa onun kapısını çalmak gerekmez, ecdat öyle yapmış çünkü. bugün herkes kendi derdine o kadar gömülmüş ki, karşı dairede kimin yaşadığını bilmiyoruz. Önce şu beton yığınlarının arasında insan olmayı hatırlamamız lazım. Komşuluk dediğin şey, bir tas çorba göndermekle başlar; sonra o çorba, bir gece yarısı imdada yetişen bir el olur. bunu anlamadan ne kardeşlikten bahsedelim ne de dayanışmadan, zira bu topraklarda insanı insan yapan hep bu bağlar olmuştur.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Pelin Uluksar Kimdir? Vakko Veliahtının Bodrum'daki Sevgilisi Gündemde 8 mesaj
- 184 Sosyal Medya Hesabına Müstehcenlik Engeli Getirilmesi 1 mesaj
- Çağla Akalın 5 mesaj
- Mülteci Sorununa Karşı Sessizce Büyüyen Anadolu İrfanı 2 mesaj
- Alparslan Kuytul'cuların Koray Sarısaçlı'yı Kaçırması 6 mesaj
- Selma Savcı'nın Tesettürlü Kadınlara Hakaret Eden Şahıslara Tepkisi 4 mesaj

