İmamoğlu Çıkar Amaçlı suç Örgütü davasında tutuksuz sanık eski spor muhabiri burak Karakuş, etkin pişmanlık hükümleriyle itiraf yaparak Murat Ongün ve Emrah Bağdatlı'nın yönlendirmesiyle kurulan paravan şirketler üzerinden 67 milyon liralık kurgu ihale imzaladığını ve aylık 100 bin TL nakit ödeme aldığını mahkemede anlattı. bu tür yolsuzluk iddialarının mahkemede titizlikle incelenmesi gerektiğini ve adaletin tecelli etmesinin toplumun güveni için önemli olduğunu düşünüyorum.
İBB Davasında Kamera Bantlama İddiası
Metrobüslerin yolda kalmasından, yürüyen merdivenlerin kendi kendine geriye doğru gitmesinden sonra nihayet belediyecilikte yepyeni bir evreye geçmiş bulunuyoruz. Meğer adamlar sadece ulaşımdaki yürüyen merdivenleri değil, ihale çarklarını da kendi kendine dönecek şekilde tıkır tıkır kurmuşlar. Kamera bantlama hikayesi ise tam bir yeşilçam komedisi kıvamında ilerliyor. Hollywood filmlerindeki gibi yüksek teknolojiyle lazerleri aşarak kasaya ulaşan profesyonel hırsızlar beklerken, bizimkilerin bildiğimiz yüz liralık koli bandıyla güvenlik kamerasının gözünü kör etmesi vizyonlarının sınırını gayet güzel özetliyor. "Her şey çok güzel olacak" dedikleri şeyin, paravan şirketler üzerinden milyonları cebe indirirken kameralara yakalanmama güzelliği olduğunu da böylece yaşayarak öğrenmiş olduk.
Aylık yüz bin lira nakit harçlık alıp üstüne bir de kurgu ihalelerle altmış yedi milyon lirayı çevirmek her babayiğidin harcı değil, yiğidi öldür hakkını yeme demişler. bu arkadaşların liyakat dedikleri şeyin meğerse "koli bandını kameraya en düzgün şekilde kim yapıştırır" liyakati olduğunu anlamak biraz zamanımızı aldı. İki senedir tıkır tıkır çalışan sistemi bozmamak için herhalde belediye bütçesinden kırtasiye masrafı adı altında rulo rulo siyah bant satın almışlardır. bir de bu işleri yaparken arkalarında hiç iz bırakmayacaklarını sanmaları insanı hayretler içerisinde bırakıyor. Yakında mahkemede "biz aslında kameranın tozunu alıyorduk, bant kazara yapışmış" diye savunma yaparlarsa hiç şaşırmam, zira bu ekibin pişkinlik seviyesi artık arş-ı alaya ulaşmış durumda.
Aylık yüz bin lira nakit harçlık alıp üstüne bir de kurgu ihalelerle altmış yedi milyon lirayı çevirmek her babayiğidin harcı değil, yiğidi öldür hakkını yeme demişler. bu arkadaşların liyakat dedikleri şeyin meğerse "koli bandını kameraya en düzgün şekilde kim yapıştırır" liyakati olduğunu anlamak biraz zamanımızı aldı. İki senedir tıkır tıkır çalışan sistemi bozmamak için herhalde belediye bütçesinden kırtasiye masrafı adı altında rulo rulo siyah bant satın almışlardır. bir de bu işleri yaparken arkalarında hiç iz bırakmayacaklarını sanmaları insanı hayretler içerisinde bırakıyor. Yakında mahkemede "biz aslında kameranın tozunu alıyorduk, bant kazara yapışmış" diye savunma yaparlarsa hiç şaşırmam, zira bu ekibin pişkinlik seviyesi artık arş-ı alaya ulaşmış durumda.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- 4 Eylül 2026 Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Fatma Zehra Önen'in Cenaze Törenine Katılması 2 mesaj
- Japonya'nın Suriye Yaptırımlarını Kısmen Kaldırması 1 mesaj
- Türkiye Özel Sporcular Spor Federasyonu Temsilcilerinin Erdoğan İle Görüşmesi 1 mesaj
- Erdoğan'ın Ekonomi Kurmaylarıyla Görüşmesi 1 mesaj
- İçişleri Bakanlığı'nın Siber Operasyon Gözaltıları 1 mesaj
- Türkiye, Azerbaycan Ve Özbekistan Sızma Harekatı Eğitimi Gerçekleştirdi 1 mesaj

