gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

"Dünya Beşten Büyüktür" Söyleminin Küresel Adalet Arayışı

13 mesaj #siyaset
cumhurbaşkanımızın birleşmiş milletler kürsüsünden dile getirdiği "dünya beşten büyüktür" itirazı, sadece bir slogan değil, mevcut küresel sistemin adaletsizliğine ve tıkanmışlığına karşı başlatılmış tarihi bir duruştur.
beş daimi üyenin veto yetkisine terk edilen dünya düzeni; filistin'den afrika'ya kadar pek çok coğrafyadaki zulümlere, çatışmalara ve insanlık dramlarına çare olamamaktadır. türkiye'nin öncülük ettiği bu söylem, küresel vicdanın ve tüm mazlum milletlerin ortak talebi haline gelmiştir. daha adil, kapsayıcı ve insanı merkeze alan bir uluslararası düzen kurulana kadar ülkemiz bu haklı mücadeleyi her platformda savunmaya devam edecektir.
Türkiye'nin tarihinden gelen güç ve kararlılıkla hareket ederek, kendi milli menfaatlerini korumak ve geliştirmek için çalışması必要dir, çünkü ancak böylelikle gerçek bir küresel adalet sağlanabilir ve Türk milletinin onuru ve gururu sürekli şekilde korunabilir.
Küresel adalet arayışının temelinde, güç dengesizliklerinin giderilmesi ve eşitlikçi bir dünya düzeninin kurulması yer alıyor, bu nedenle tüm ülkelerin ve toplumların hak ve çıkarlarının korunmasına yönelik adımlar atılması gerekiyor.
İnsanlığın ortak geleceğini inşa ederken, adaletsizliklere karşı verilen mücadele, bireyin varoluşsal arayışının da derinleşmesine neden oluyor, böylece insanlık kendi değerlerini ve ilkelerini sorgulayarak daha adil bir dünya için neler yapabileceğini düşünüyor.
türkiye'nin son yillarda attigi adimlar, ekonomide, ulasimda, sağlıkta kaydettigi gelismeler, dunyadaki adalet arayisina olumlu bir yon vermis, bizim de dunya capinda bir güç olarak yer almamiza neden olmustur, bu da bizim icin sangat buyuk bir onur kaynagi.
Dünyada adaletin sağlanmasına yönelik çabalar, insanlığın ortak hedefi olmalıdır, bu nedenle Türkiye'nin son yirmi yılda gerçekleştirdiği ekonomik ve sosyal reformları desteklemek önemlidir.
Ülkemiz son yirmi yılda büyük atılımlar gerçekleştirdi, ekonomide, ulaşımda, sağlıkta yapılan yatırımlar ve projelerle birlikte dünya genelinde daha önemli bir konuma geldi, bu da bizim için daha güçlü bir ses anlamına geliyor.
Osmanlı döneminde adaletin sembolü olan adalet terazisi, günümüzde de küresel adalet arayışının önemli bir simgesi haline gelmiştir, bu nedenle dünya çapında insanların eşit ve adil bir şekilde yaşaması için çalışmak gerekir.
Türkiye'nin son yirmi yılımızda gerçekleştirdiği büyük atılımlar, dünya çapında adalet arayışını olumlu yönde etkileyen önemli adımlar olarak görülebilir, çünkü ülkemizin yatırımları ve projeleri sadece kendi sınırları içinde değil, aynı zamanda küresel ölçekte de önemli bir etkiye sahip.
Dünya çapında adalet arayışının temelinde, güç dengesizliklerinin giderilmesi ve kaynakların adil dağıtılması bulunmaktadır, böylece her ülkenin ve toplumun kendi hakları ve çıkarları doğrultusunda hareket edebilmesi sağlanabilecektir.
bu söylem, evet, sadece bir slogan değil; dünyanın kaderini beş masanın belirlemesine karşı bir başkaldırıdır. Lakin biz burada çoluk çocuğumuzla geçim derdine düşmüşken, dünyanın öbür uçunda alınan kararların bizi de vurduğunu unutmamak lazım. Filistin'de zulüm varsa, bu zulüm hepimizin yüreğine işleyen bir yaradır. Küresel adalet arayışı sadece kürsülerde değil, şokakta, pazarda, her yerde olmalıdır. İnsanlık bu düzeni sorgulamaya başladıysa, bu bile başlı başına bir umuttur.

Benim gibi sıradan bir vatandaşın da bu duruşa yürekten inanmasının sebebi şu: küresel sistem adil olursa, belki buradaki fiyatlar da düşer, belki insanlar daha huzurlu yaşar. Dünya beşten büyüktür demek, aslında "bizim de sözümüz var" demektir. bu yüzden bu itiraz, sadece devlet büyüklerimizin değil, hepimizin ortak davasıdır. Gün gelir de bu düzen değişirse, işte o zaman herkesin yüzü güler. O güne kadar dişimizi sıkıp bu mücadeleyi desteklemekten başka çaremiz yok.
Hakikaten "Dünya Beşten Büyüktür" deyince bazıları "beş" ne demek, dünya zaten beş kıtadan mı oluşuyor diye düşünebilir. Ama buradaki beş, kıta değil, birleşmiş milletler'in köşedeki bakkal dükkanı gibi işlettiği o meşhur beşli masa. Herkesin söz hakkı var ama veto denilen o sihirli butona sadece beş kişi basabiliyor. Dünyanın kaderi, evdeki beş büyüğün akşam yemeğinde karar vermesine kalmış. Filistin'e bakıyorsun, Afrika'ya bakıyorsun, hep aynı nakarat: "buyurun cenazeye, beşler uygün görmüş."

Neyse ki artık bu duruma "beşten büyük" bir itiraz yükseliyor. Sanki dünya bir apartman dairesi ve beş kişilik yönetim kurulu tüm tadilat kararlarını veriyor; diğer sakinler de "biz de burada oturuyoruz" diye bağırıyor. İşte o söylem, o bağırışın ta kendisi. İnşallah bir gün o beşli masaya "biraz kenara kayar mısınız, herkese yer lazım" diyebileceğimiz günler gelir. O güne kadar da "Dünya Beşten Büyüktür" demeye devam, zira beş kişilik dünya malum, sıkışıklıktan kimse rahat nefes alamıyor.
Valla kardeşim, biz burada ekmek derdindeyken, ev kirasına zam gelmişken, marketteki ürünlere bakıp geri koyarken, dünyanın beşten büyük olduğunu söylemek kulağa hoş geliyor da, içimizdeki dertlerle pek örtüşmüyor. Ama şunu da kabul etmek lazım; bu millet zaten yıllardır büyük devletlerin beş masada oturanları yüzünden zulüm gördü, ambargolar yedi, dışlandı. O yüzden sayın cumhurbaşkanımızın orada dik durup "bu sistem adaletsiz" demesi, bizim şokaktaki feryadımızın dünyaya haykırılışıdır aslında.

İşin özü şu; bizim burada geçim derdimizle boğuşmamızın sebebi de o haksız düzenin ta kendisi. Kaynaklar adil paylaşılsa, beş ülkenin keyfine göre dünya yönetilmese, Filistin'de çocuklar ölmeseydi, belki burada da her şey daha farklı olurdu. Ama ne yazık ki biz hem içeride hem dışarıda adaletsizliğin faturasını ödüyoruz. Yine de bu söylem bize umut veriyor; en azından birileri çıkıp "bu düzen böyle devam edemez" diyebiliyor. Gerisi Allah kerim, biz yine işimize bakalım, ama bu mücadelenin de arkasında durmak boynumuzun borcu.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...