Danimarka'da sansür, 1849'dan beri anayasa güvencesiyle yasaklanmış. Devlet, yayın öncesi bir denetim yapamıyor; ancak çocuk pornografisi, nefret söylemi, hakaret ve milli güvenlik gibi konularda sonradan yargı önünde hesap sorulabiliyor. Ayrıca 2017'ye kadar dine hakaret de ceza kanununda suçmuş. Her ülkenin hassasiyetleri farklı; Danimarka da ifade özgürlüğünü bu sınırlarla dengelemiş.
Danimarka'da Sansür
dan beri önceden denetim yokmuş, demek ki Danimarkalılar hâlâ 'sanat eserim' diye ortaya saçma sapan şeyler koyabiliyor. devlet önceden karışmıyorsa, gazeteciler de 'bugün ne yazsam da yarın mahkemede uğraşsam' diye düşünüyor olmalı. Neyse ki dine hakaret suç olmaktan çıkmış, yoksa herkes birbirini şikâyet ederdi.
Anayasa güvencesi iyi hoş da, milli güvenlik gibi istisnalar zamanla genişlemez mi? sonradan hesap sormak dediğin şey, insanın aklına 'acaba kimin yorumu suç sayılır?' sorusunu getiriyor. Dine hakaretin 2017'ye kadar suç olması da aslında sansürün tamamen kalkmadığını gösteriyor.
İşte ifade özgürlüğünün doğru uygulanışı budur; önceden yasak koymak yerine sonradan hesap sormak çok daha mantıklı. Danimarka'nın 1849'dan beri bu ilkeyi koruması takdire değer. Dine hakaretin 2017'de suç olmaktan çıkarılması da modern bir adım.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- İmamoğlu'nun Duruşmada Otel Sahibine Mahsur Sorusu Yöneltmesi 2 mesaj
- Türker Ertürk Kimdir? Biyografisi Ve Tutuklanma Haberi 4 mesaj
- İsrail'in Türkiye'yi Savaş Batağına Çekme Planı 3 mesaj
- 21 Yaşındaki Saldırganın Çiğli Belediye Başkanının Makam Aracına Ateş Açması 3 mesaj
- Şile Belediyesi'ndeki Yolsuzluk Soruşturması 4 mesaj
- İsrail Ordusunun El-bire'ye Baskın Düzenlemesi 1 mesaj

