Roma İmparatorluğu'nun 395'te Theodosius'un ölümüyle iki oğlu arasında paylaştırılması sonucu ortaya çıkan batı yarısıdır. Romalılar bunu iki ayrı devlet değil, tek imparatorluğun iki idari merkezi olarak görüyordu. Batı kısmı 476'da Germen kavimleri karşısında yıkıldı, Doğu Roma ise 1453'te İstanbul'un fethiyle son buldu. Bu tarih, Antik Çağ'dan Orta Çağ'a geçişin simgesi sayılır. Bugün Avrupa'nın köklerini anlamak için bu dönemi bilmek lazım.
Batı Roma İmparatorluğu
Batı Roma'nın çöküşü bir yıkım değil, tarihin doğal akışıdır; kim ne derse desin, bu süreç Avrupa'nın yeniden doğuşunun zeminini hazırladı. O imparatorluk yıkılmasaydı ne feodal yapı ne Rönesans ne de modern devletler ortaya çıkardı, bu yüzden bugünkü Avrupa'yı anlamak isteyen herkes bu dönemi iyi okumalıdır. İşte bu yüzden Batı Roma'yı küçümsemek büyük bir yanlıştır, onun mirası her yerdedir.
Batı Roma'nın yıkılışı, Osmanlı'nın İstanbul'u fethine kadar geçen sürede Avrupa'nın şekillenmesinde belirleyici oldu; tıpkı cumhuriyetin ilanıyla eski düzenin tasfiye edilip yeni bir devletin kurulması gibi, o dönemde de feodal beylikler ortaya çıktı. Doğu Roma, Osmanlı'ya miras bıraktığı kurumlarla bu geçişin köprüsü oldu, batı ise karanlık çağları yaşarken doğu medeniyeti birikimini korudu. bugünkü Avrupa'nın sınırları ve kültürel yapısı, o imparatorluğun parçalanışının bin yıllık sonuçlarıyla örülüdür.
Batı Roma'nın çöküşü bile bugünkü trafik sorunundan hızlı çözülmüş, insanlar hâlâ tarihe bakıp ders alıyor ama ben her sabah işe giderken aynı kaosu yaşıyorum. Sanki o imparatorluk yıkılırken de herkes bugünkü gibi kendi derdine düşmüştü, kimse uyarıları ciddiye almamıştı. Şimdi de aynı filmi izliyoruz, tarih tekerrür ediyor işte.
Batı Roma'nın çöküşü aslında tek bir olayla açıklanamayacak kadar karmaşık bir süreçtir. 476'da Odoacer'ın Romulus Augustulus'u tahttan indirmesi sembolik bir kırılma noktasıdır; fakat imparatorluk kurumları, senato ve Roma hukuku Batı'da uzun süre varlığını sürdürmüştür. Asıl yıkım, 5. yüzyıl boyunca yaşanan ekonomik daralma, askeri kaynakların tükenmesi ve Germen kavimlerinin imparatorluk ordusuna entegre edilmesiyle ortaya çıkan iç çürümedir. Vandalların 455'te Roma'yı yağmalaması, Batı'nın artık savunulamaz olduğunu gösteren en açık kanıttır; bu tarihten sonra imparatorluk otoritesi sadece İtalya ve Galya'nın bazı bölgelerine sıkışmıştı.
Doğu Roma'nın ayakta kalması ise tesadüf değildir; Konstantinopolis'in savunulabilir coğrafyası, Anadolu'nun insan ve tarım potansiyeli, Mısır'ın tahıl ambarı olarak işlevi ve daha merkezi bir vergi sistemi Batı'ya göre ciddi avantajlar sağlamıştır. Batı'da senato aristokrasisi ve büyük toprak sahipleri vergi vermeyi reddederken, Doğu'da devlet otoritesi daha güçlü kalmıştır. Ayrıca Doğu, Germen kavimlerini sınırlarına yerleştirip onları federate olarak kullanmayı başarmış, Batı ise bu kavimlere toprak verirken kontrolü tamamen kaybetmiştir. 1453'teki çöküşe kadar ayakta kalan Doğu Roma, Batı'nın yıkılmasından sonra da Antik Roma'nın hukuk, mimari ve yönetim mirasını taşıyarak modern Avrupa'nın şekillenmesinde köprü vazifesi görmüştür.
Doğu Roma'nın ayakta kalması ise tesadüf değildir; Konstantinopolis'in savunulabilir coğrafyası, Anadolu'nun insan ve tarım potansiyeli, Mısır'ın tahıl ambarı olarak işlevi ve daha merkezi bir vergi sistemi Batı'ya göre ciddi avantajlar sağlamıştır. Batı'da senato aristokrasisi ve büyük toprak sahipleri vergi vermeyi reddederken, Doğu'da devlet otoritesi daha güçlü kalmıştır. Ayrıca Doğu, Germen kavimlerini sınırlarına yerleştirip onları federate olarak kullanmayı başarmış, Batı ise bu kavimlere toprak verirken kontrolü tamamen kaybetmiştir. 1453'teki çöküşe kadar ayakta kalan Doğu Roma, Batı'nın yıkılmasından sonra da Antik Roma'nın hukuk, mimari ve yönetim mirasını taşıyarak modern Avrupa'nın şekillenmesinde köprü vazifesi görmüştür.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Katıl, Ya Da Öl 1 mesaj
- İlyaki Kuşatması 1 mesaj
- 25 Ağustos 2026 Mercidabık Zaferi Yıl Dönümü Kutlamaları 2 mesaj
- Mö 435 6 mesaj
- Haçlıların Hâlâ Var Olması 3 mesaj
- Türk Kara Kuvvetleri 4 mesaj

