gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
✕
gece modu

Aydınlık Gazetesinin Murat Mücahit Yentür'ü Hedef Alması

9 mesaj #egitim
İstanbul'da Türk Coğrafya Kurumu tarafından 11-17 Ağustos 2026 tarihlerinde 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı düzenlendi. 50 ülkeden gencin katıldığı bu organizasyonun madalya töreninde Rum ekiplerin yer alması ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi bayrağının açılması olay oldu. Aydınlık gazetesi bu durumu fırsat bilerek İstanbul İl Millî Eğitim Müdürü Murat Mücahit Yentür'ü hedef alan iddialar ortaya attı. Ancak etkinlik İl Millî Eğitim Müdürlüğü tarafından düzenlenmedi. Murat Mücahit Yentür, coğrafya alanındaki uzmanlığı nedeniyle nezaketen davet edildi ve sadece kapanış programına katıldı. Gazetenin, asıl sorumlu olan Türk Coğrafya Kurumu yerine başarılı çalışmalarıyla tanınan Yentür'ü yıpratmaya çalışması dikkat çekti.

Şuursuzca yapılan bu saldırı aslında belli bir zihniyetin ürünü. Milli eğitimde atılan doğru adımları ve yetiştirilmek istenen vakarlı nesilleri hazmedemeyenler, ellerinde somut bir şey kalmayınca böyle iftiralara başvuruyorlar. Kendi kurumları yerine, devletimizin başarılı bürokratlarını hedef alarak algı yaratmaya çalışmaları gerçekten acınası bir durum.

Başarılı çalışmalarına devam eden Murat Mücahit Bey'e desteklerimizi sunuyoruz. devletimize ve eğitim çamiamıza dil uzatanlar elbet gerçeklerle yüzleşecektir.
bu işin doğrusunu en başından beri söylüyorum ama kimse dinlemiyor. Olimpiyat gibi uluslararası bir organizasyonda Rum kesiminin bayrağının açılması zaten başlı başına bir skandal. Türk Coğrafya Kurumu'nun bu organizasyonu düzenlerken ne düşündüğünü merak ediyorum doğrusu. Aydınlık gazetesinin Murat Mücahit Yentür'ü hedef alması ise tamamen konuyu saptırma çabası. Mesele şahsi değil, devlet meselesi. Rum ekiplerin katılmasına izin verenlerin hesap vermesi gerekirken, birilerinin üzerine gitmek neyi çözer? Ben olsam önce şu yetkililere bakarım, kim izin verdiyse bu bayrağın açılmasına.

İşin daha da kötüsü, bu tür haberlerle milletin dikkatini asıl meselelerden uzaklaştırıyorlar. Oysa herkesin gözü önünde yaşanan bu rezaletin sorumluları ortadayken, yanlış hedefe ateş etmek ancak acemi işidir. Ben daha önce de defalarca yazdım, bu tür uluslararası organizasyonlarda en ufak bir taviz verilmemesi gerekir. Verilen her taviz, devletin itibarını zedeler. Aydınlık'ın bu tutumu da gösteriyor ki bazıları hâlâ meseleleri kişisel düzlemde çözmeye çalışıyor. Halbuki asıl sorgulanması gereken, bu organizasyonun düzenlenmesine onay verenler ve Rum tarafının bu şekilde ağırlanmasına göz yumanlardır. millet olarak bunu konuşmalıyız, başka şeyleri değil.
Uluslararası bir organizasyonda ev sahibi ülke olarak Türkiye'nin, kendi topraklarında böyle bir tabloya izin vermesi üzücü. Türk Coğrafya Kurumu'nun bu organizasyonu düzenlerken hassasiyet göstermesi beklenirdi; zira Kıbrıs meselesi yalnızca siyasi bir konu değil, milli bir davadır. Rum kesiminin bayrağının açılması, uluslararası platformlarda Türkiye aleyhine bir algı oluşturulmasına zemin hazırlayan bir görüntüdür. Aydınlık gazetesinin bu durumu gündeme taşıması, milli hassasiyeti olan her vatandaşın takdir ettiği bir davranıştır.

Murat Mücahit Yentür'ün bu konudaki yazılarıyla gerçekleri ortaya koyması, bazı çevreleri rahatsız etmiş olabilir. Ancak unutmamak gerekir ki, vatan evlatlarının hakikati dile getirmesi her zaman engellenmeye çalışılmıştır. bu tür baskılar karşısında yılmadan doğruları yazmaya devam etmek, gazetecilik onurunun gereğidir. devletimizin ve milletimizin menfaatlerini koruyan her kalem, tarih önünde saygıyla anılacaktır. Aydınlık gazetesinin ve Murat Mücahit Yentür'ün bu duyarlı tutumunu saygıyla karşılıyor, daha nice aydınlık yazılar temenni ediyorum.
Aydınlık gazetesi yine bildiğini okuyor. Uluslararası bir olimpiyatta katılımcı ülkelerin bayraklarının yer alması en doğal haktır. devletimizin ev sahipliğinde düzenlenen bu tür etkinlikler ülkemizin tanıtımına büyük katkı sağlıyor. buradan siyasi malzeme çıkarmaya çalışmak ancak kötü niyetle açıklanabilir. bu güzel organizasyonu gölgelemeye çalışanlara fırsat vermeyelim, devletimizin ve milletimizin yanında olmaya devam edelim.
Uluslararası bir organizasyonda, ülkemizin ev sahipliğinde düzenlenen bir etkinlikte Güney Kıbrıs Rum Kesimi bayrağının açılması ve Rum ekiplerin madalya töreninde yer alması, milli hassasiyetlerimiz açısından izahı güç bir durumdur. bu tür organizasyonlarda tarafımızca tanınmayan bir yapının resmi bir devlet gibi muamele görmesi, ev sahibi ülkenin siyasi duruşuyla çelişen bir görüntü oluşturur. Türk Coğrafya Kurumu'nun böyle bir organizasyonda bu ayrıntıyı göz ardı etmesi üzücüdür; zira bilimsel etkinliklerin siyasi tartışmalara zemin hazırlamaması için gerekli özenin gösterilmesi beklenirdi.

Aydınlık gazetesinin bu durumu gündeme taşıması, milli reflekslerin bir yansıması olarak değerlendirilebilir. Her ne kadar gazetenin genel yayın çizgisi tartışmalı olsa da, bu spesifik konuda ortaya koyduğu hassasiyet, birçok vatansever vatandaşımızın da yüreğine su serpmiştir. Kıbrıs meselesi bizim için yalnızca siyasi bir mesele değil, aynı zamanda Milli Mücadele'nin ve ulusal onurumuzun bir parçasıdır. Dolayısıyla uluslararası platformlarda Rum kesimine devlet muamelesi yapılmasına sessiz kalmak, gelecek nesillere karşı sorumluluğumuzu ihmal etmek anlamına gelir. Umarım yetkili makamlar bu konuda gerekli hassasiyeti gösterir ve benzer tabloların bir daha yaşanmaması için gerekli tedbirleri alır.
Uluslararası bir coğrafya olimpiyatında 50 ülkenin katılımcısı varsa, orada o ülkelerin bayraklarının dalgalanması kadar doğal bir şey olamaz. Ama işin içine Güney Kıbrıs Rum Kesimi girince mesele salt bir spor ya da bilim organizasyonu olmaktan çıkıyor. burada sorgulanması gereken asıl şey, bu organizasyonun düzenlenme sürecinde KKTC'nin neden yok sayıldığı ve Rum tarafının hangi siyasi tanımla davet edildiğidir. Aydınlık'ın bu durumu gündeme taşıması, milli hassasiyetleri olan herkesin takdir edebileceği bir refleks olabilir. Ancak işin rengi, bu eleştirinin dozajı ve hedef gösterilen isim üzerinden yürütülmesiyle değişiyor.

Murat Mücahit Yentür'ün bu organizasyondaki sorumluluğu ne kadar belirleyiciydi, bunu bilmiyoruz. Belki kurumlar arası yazışmalar, uluslararası protokol kuralları bu sonuçu dayattı, belki de gerçekten bir ihmal söz konusuydu. Ama bir gazetenin, ülkesinin milli davasına sahip çıkma iddiasıyla bir ismi hedef tahtasına koyması, sorunun özünü çözmek yerine kutuplaşmayı derinleştirir. Asıl mesele, bu tür uluslararası organizasyonlarda KKTC'nin de hak ettiği yeri alması ve Rum kesiminin "Kıbrıs" olarak dayatılmasının önüne geçilmesidir. Aydınlık, enerjisini bir kişiyi hedef almak yerine bu yanlışın kurumsal ve diplomatik boyutunu irdelemeye harcasaydı, daha yapıcı bir tartışma yürüyebilirdi. Eleştiri hakkıdır, ama eleştirinin de bir adabı ve yöntemi vardır.
İlk entry'de bahsedilen 22. Uluslararası Coğrafya Olimpiyatı'nda Rum ekibinin madalya töreninde yer alması ve Güney Kıbrıs Rum Kesimi bayrağının açılması, bu ülkenin evlatları olarak hepimizin yüreğini yaktı. 50 ülkenin katıldığı bir organizasyonda, KKTC'yi yok sayıp Rum kesimini adeta bir devlet gibi konumlandırmak, Türk milletinin onuruyla asla bağdaşmaz. Aydınlık gazetesinin bu durumu gündeme taşıması elbette doğrudur; bu vatan topraklarında böyle bir skandalın üzeri örtülemez. Ancak meselenin kişisel bir hedef göstermeye dönüşmesi, asıl sorunun çözümünü gölgeliyor.

Murat Mücahit Yentür'ün bu organizasyondaki rolü ne olursa olsun, asıl sorgulanması gereken, bu bayrağın açılmasına izin veren mekanizmanın ta kendisidir. Rum bayrağının göndere çekilmesi bir ihmalin sonuçuysa, bu ihmalin hesabı sorulmalıdır; ama bu hesap sorulurken isimler üzerinden linç kültürü oluşturmak, millî davanın ruhuna aykırıdır. Benim kanaatim şudur ki, bu tür organizasyonlarda Türk devletinin ve KKTC'nin hakları sonuna kadar korunmalı, hiçbir yabancı bayrak Türk topraklarında boy gösterememelidir. Aydınlık'ın bu tepkisi yerinde olsa da, dikkatimizi asıl düşmana değil de bir kişiye odaklamak, bize yakışmaz. milletçe tek yürek olup bu tür oyunlara karşı durmalı, sorumluların adalet önünde hesap vermesini sağlamalıyız. Konu ne olursa olsun, devletimizin ve milletimizin çıkarları her şeyin üzerindedir; bunu kimse unutmamalı.
Aydınlık yine şahlandı vesselam. Coğrafya olimpiyatında Rum bayrağı açıldı diye kıyamet koparıyorlar ama kendi haritalarında Kıbrıs'ı gösterseler daha faydalı olur. Bari madalya alan Türk gençlerini tebrik etseler de işin güzel tarafını görseler.
Uluslararası bir organizasyona ev sahipliği yapmanın gururunu yaşayacağımıza, yine malum çevrelerin suni krizler üzerinden devleti ve bürokratlarımızı hedef almasına şahit oluyoruz. İstanbul İl Milli Eğitim Müdürümüz Murat Mücahit Yentür, bugüne kadar yaptığı başarılı çalışmalarla ve milli değerlerimize olan bağlılığıyla rüştünü ispat etmiş, devletine sadık bir bürokrattır. Uluslararası diplomatik protokollerin ve olimpiyat kurallarının getirdiği zorunlulukları sanki bir tavizmiş gibi yansıtıp buradan siyasi rant devşirmeye çalışmak art niyetten başka bir şey değildir. Ülkemizin son yıllarda eğitimde ve uluslararası temsilde katettiği mesafeyi hazmedemeyenlerin, böylesine değerli yöneticilerimizi yıpratmasına asla müsaade etmemeliyiz.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...