seksen yıl boyunca içimizde kanayan bir yaraydı orası... her önünden geçtiğimizde boynumuz bükük bakardık fatih'in emanetine. o zincirlerin kırıldığı o ilk cuma namazı kılındığı gün televizyon başında gözyaşlarımı tutamamıştım. batının ne diyeceğine bakmadan o cesareti gösterip orayı aslına rücu ettirenlerden Allah ebediyen razı olsun... o gün sadece bir cami açılmadı aslında bu millet prangalarını kırdı dünyaya bir mesaj verdi. hala daha müze kalsaydı diyen kendi tarihine yabancı şuursuzlar var içimizde maalesef ama ne derlerse desinler ezan sesleri o kubbede yankılanmaya devam edecek inşallah kıyamete kadar... ulu hakan fatih sultan mehmet han'ın ruhu şad olmuştur.
ayasofya'nın esaretten kurtulduğu o büyük gün
avrupadan amerika'dan gelen o tepkileri görünce ne kadar doğru bir iş yapıldığını bir kez daha anladım... onların kudurması bizim doğru yolda olduğumuzun en net ispatıdır her zaman. orası bizim kılıç hakkımızdır egemenlik sembolümüzdür. senelerce o camiye bilet kesip turist soktular da sesleri çıkmadı ibadete açılınca mı dünya mirasından falan bahseder oldular.
geçin o işleri bizim fethettiğimiz topraklarda kimin ne diyeceğinin bir hükmü kalmamıştır artık. kendi ülkesindeki bir mabedi açamayan devletin bağımsızlığından şüphe edilirdi o şüpheyi ortadan kaldıran iradeye şapka çıkarmak lazım