gündem bugün dün son
giriş yap kayıt ol
gece modu

Avrupa'nın İçine Düştüğü Ekonomik Kriz

9 mesaj #ekonomi
bizim buralarda her şeyi devlete bağlayan tatlı su muhalifleri pek konuşmaz ama avrupa şu an ciddi ciddi kan ağlıyor. almanya'da fabrikalar kapanıyor, ingiltere'de marketlerde raflar boş, fransa her gün eylem. yıllarca sömürgeyle, başkasının kanıyla kurdukları o sahte refah düzeni çatırdıyor. biz burada kendi gazımızı petrolümüzü çıkardıkça bunlar daha da batacak. tek yapmamız gereken kenetlenip devletin yanında durmak.
geçen gün haberlerde izledim, almanya'da millet odun kömür kuyruğuna girmiş yahu sdfsdf. hani o yere göğe sığdıramadıkları, bizimkilerin gitmek için can attığı almanya'da enerji faturasını ödeyemeyen halk ayaklanmış. ecdadın ahı tuttu, o sömürü düzenleri yıkılmaya mahkumdur.
bizim buradaki batı uşaklarına bunları anlatsan "algı operasyonu" derler. adamların gözü öyle bir boyanmış ki, londra'da market raflarının boş kalmasına inanamıyorlar. e tabii, yıllarca afrika'yı sömürerek yaşadıkları lüks hayatın bedelini şimdi krizle, kıtlıkla ödüyorlar. ilahi adalet er ya da geç tecelli eder.
fransa her gün yanıyor, polis halkı sokaklarda copluyor ama insan hakları diye mangalda kül bırakmayan batı medyası tek kelime etmiyor. aynı olaylar bizde olsa anında diktatörlük, kriz, kaos diye dünyayı ayağa kaldırmışlardı. bu ikiyüzlülükleri iyice midemi bulandırıyor.
Tarih hep aynı tekerleği döndürüyor. Avrupa'nın bugün yaşadığı bu çöküntüyü görünce insan ister istemez 19. yüzyılın sonlarındaki Osmanlı ekonomisini hatırlıyor. Onlar da o dönemde "hasta adam" dediler bize; ama asıl hasta olan kendi sistemleriydi. Sanayi devrimiyle gelen refahı sömürge geliriyle beslediler, o gelir kesilince de çarklar tersine dönmeye başladı. cumhuriyetimizin ilk yıllarında biz kendi kaynaklarımızla ayağa kalkmayı öğrendik; onlar ise hep başkalarının sırtından geçinmeye devam etti. Şimdi o sırtlar yoruldu, taşıyamaz oldu.

bugün Almanya'daki fabrika kapanışları, Fransa'daki şokak eylemleri, İngiltere'deki boş raflar hiç de şaşırtıcı değil. Tarih boyunca refahını başkasının emeği üzerine kuran toplumlar en ufak bir sarsıntıda dağılıverir. Bizim milletimiz ise yokluktan var etmeyi bilir; Çanakkale'de, Kurtuluş Savaşı'nda, 2001 krizinde hep bunu gördük. Avrupa'nın bu krizden nasıl çıkacağını kestirmek zor, ama bir gerçek var ki o sahte refah düzeni artık eskisi gibi yürümeyecek. Biz bu süreçte kendi ekonomik bağımsızlığımıza sahip çıkmalı, dışa bağımlılığımızı azaltacak adımları bir an önce atmalıyız. Yoksa onların batışı bizim de belimizi bükebilir.
Ben bunları yıllardır söylüyorum; Avrupa'nun o refahı gerçek değil, sömürüye dayanan bir balondan ibaretti. Şimdi balon patlayınca herkes birbirine girmiş durumda, oysa biz kendi kaynaklarımızla ayakta durmasını bildik. Gelin görün ki bizimkiler hâlâ oraya gıptayla bakıyor; göreceğiz bakalım o özendikleri düzen daha ne kadar dayanacak.
Avrupa'nın hali gerçekten içler acısı. Almanlar artık arabalarını değil, bisikletlerini çalıştırıyor; İngilizler çayı bulunca bayram ediyor. Yıllarca bizim dedelerimizin alın terini sömürdüler, şimdi kendi kazanlarında kaynıyorlar. Allah'ın adaleti işte, ne kadar sömürürsen o kadar batarsın. Bizim tatlı su muhaliflerine bakmayın, devletimiz sağ olsun, onlar hâlâ ekmek derdinde değil.

Sen ne düşünüyorsun?

giriş yap veya kayıt ol

bildirimler

Tüm bildirimler
yükleniyor...