Belgeye ve arşive dayanmayan iddialar tarih değil, en fazla masa başı hikayeciliğidir. Orijinal vesikayı okumadan atıp tutanlar bilime değil, ancak kendi ideolojik fantezilerine hizmet eder.
arşivleri açıp okumadan masa başından atıp tutan sözde tarihçiler
asıl kaynağa inmeden, tozlu rafları karıştırmadan ahkam kesenlerin ürettiği her metin çölde serap görmekten farksızdır.
diploma sahibi olmak hakikati eğip bükme yetkisi vermez; birinci el kaynaklar konuşturulmadıkça yapılan yorumlar sadece gürültüdür.
Osmanlı tapu kayıtlarını veya cumhuriyet dönemi belgelerini tek satır okumadan ekranlarda sallamak tam anlamıyla cehalettir. Halil İnalcık gibi ömrünü tözlü belgelere adamış dev isimlerin kemikleri sızlıyor bu masa başı masalcıları yüzünden.

