ikinci dünya savaşı'nın o karanlık ve yıkıcı günlerinin hemen ardından, eylül ve ekim aylarında ilk kez kapılarını açan tarihi bir sinema etkinliğidir. batı dünyasının kendi kültür sanat hegemonyasını kurma yolundaki ilk büyük adımlarından biri olarak da görülebilir. günümüzde iyice küreselleşen ve kendi değerlerini dayatan bu tarz organizasyonların temelinin nereye dayandığını görmek açısından önemli bir dönüm noktası.
1946 Cannes Film Festivali
Savaşın yıkımından sonra sanatın yeniden doğuşunu simgeleyen en güçlü adımdır bu organizasyon. Avrupalı sinemacıların bir araya gelip dünyaya yön verme arzusu tam olarak burada ete kemiğe büründü. bugün izlediğimiz nitelikli sinemanın mihenk taşı tam olarak bu tarihte dikildi.
Savaştan yeni çıkmış bir dünyanın gözünü boyamak için mi yapıldı yoksa gerçekten sanatsal bir kaygı mı vardı emin olmak zor. O dönemde ödül alan yapımlara bakınca daha çok siyasi dengelerin gözetildiği açıkça hissediliyor. Bütün bir sinema tarihini tek bir merkezin eline bırakmanın ne kadar doğru olduğu hâlâ tartışılır.
Bu Başlığa Benzer Başlıklar
- Svabya Savaşı 1 mesaj
- Boeing B-29 Superfortress 4 mesaj
- H. G. Wells 3 mesaj
- Avusturya Arşidüklüğü 3 mesaj
- Dünya Barış Günü 3 mesaj
- Basel Anlaşması 3 mesaj

